Malatya, dünyada kayısı üretiminin başkenti olarak bilinir. Bu unvan, sadece üretim miktarıyla değil, aynı zamanda kayısının binlerce yıllık geçmişiyle de ilgilidir. Malatya Ovası’nın verimli topraklarında yetişen kayısı, tarih boyunca hem bir geçim kaynağı hem de ticaretin önemli bir parçası olmuştur.
Kayısı üretiminin Malatya’da ne kadar eskiye dayandığı kesin olarak bilinmese de, bölgenin uygun iklim koşulları ve tarım kültürü sayesinde bu meyvenin antik çağlardan beri yetiştirildiği düşünülmektedir. Özellikle Fırat Nehri çevresindeki yerleşim alanlarında yapılan arkeolojik kazılar, kayısının tarih boyunca sofralarda yer aldığını göstermektedir.
Cumhuriyetin ilanından sonra kayısı üretimi sistemli hale gelmiş, 1980’li yıllardan itibaren ise ihracat ürününe dönüşmüştür. Bugün Malatya, yıllık ortalama 100 bin tonun üzerinde kuru kayısı ihracatı ile dünya lideridir.
Malatya kayısısı, sadece lezzetiyle değil, güneşte kurutma yöntemiyle elde edilen eşsiz aromasıyla da dünyada eşi benzeri olmayan bir üründür. Coğrafi işaret tescili bulunan bu meyve, şehrin simgesi haline gelmiştir.
Malatya kayısısını diğer kayısılardan ayıran en büyük özellik, sadece güneşle kurutulmuş olmasından ibaret değildir. Bu kayısının tadında, Malatya Ovası’nın sıcak güneşi, Fırat Nehri’nin nemi, yüksek rakımın kattığı aroma ve yüzyılların tarım bilgeliği vardır. Türkiye’nin farklı bölgelerinde hatta dünyanın birçok yerinde kayısı yetiştirilmeye çalışılsa da, Malatya kayısısının eşsiz lezzeti, dokusu ve dayanıklılığı hiçbir yerde birebir yakalanamamıştır.
İşte bu yüzden Malatya kayısısı bir meyveden fazlasıdır: o bir coğrafyanın, bir emeğin ve bir halkın mirasıdır. Sahip olduğu coğrafi işaret tescili de bu ayrıcalığın belgesidir.
Bugün Malatya, sadece bir üretim üssü değil; dünyaya şifa ve lezzet sunan kayısının gerçek yuvasıdır. Malatya kayısısını tercih etmek, yalnızca bir ürün değil, bir markayı, bir değeri ve bir kaliteyi tercih etmektir.

